3 Mayıs 2011 Salı
Mutfağa Giren yok mu ?
Uzun zamandır tarif yayımlamadığımın farkındayım. Gebelik şekerim çıkınca mutfağa girmeyi bıraktım. Doğumdan sonra çok şey denedim ama resim çekecek tarif yazacak vakit bulamadım. Bir de bebekten sonra sağlıklı yemek takıntısı başladı. Eve margarin girmiyor artık. Abur cubur da öyle . Her şeyin arkası okunuyor. Yumuşatıcı kullanılmıyor. Doğal deterjan arayışlarına girildi. Pelin kumaş bez kullanıyor onu yazacağım annelik serüvenime. Daha yazacak çok şey var. Ben hamileliğimi ürün araştırmasıyla geçirmiştim şimdi kulllandıklarımı , deneyimlerimi yazmam gerek. Resim çekme işi yoruyor sadece. Üşenmesem onlar da hazır :) Şİmdi biraz keyif çatayım kurabiyem yeni uyudu. Yeni tariflerle burada olacağım.
5 Ocak 2011 Çarşamba
Doğurdum Geldim...
Efendim Bendeniz 18 Eylül günü Pelincik'i dünyaya getirdim ve minik sıpayla uğraşmaktan pek buraya vakit ayıramıyorum.
Doğum hikayemi merak edenleri şuraya alayım diyorum.
Hepinizi öpüyorum.
6 Temmuz 2010 Salı
Çok Yakında...
Zaten tembel olan bünye hamilelik dolayısıyla iyice yere serildi. Sıcaklar , gebelik şekeri vs derken ben pek yemek olayıyla ilgilenemez oldum. Ama hamilelik öncesi tarifler sırayla yayımlanmaya başlanacak. Hemen el atmam lazım.
31 Mayıs 2010 Pazartesi
Gökyüzü Mavi mi ?
Selamlar...
Bebikomun cinsiyetini merak ediyorsunuz değil mi ? Öncelikle şu kadınlar arasında gelenekselleşmiş cinsiyet belirleme yöntemlerine göz atalım :
Makas-bıçak testi : Boş bırakılan iki yerden ( koltuk , minder vs gibi) birinin altına makas birinin altına da bıçak konur. Hamile kişi makasa oturusa kızı , bıçağa oturusa oğlu olacağına inanılır. Bendeniz bıçağa oturdum :)
Tuz testi : Hamile kişiye sezdirilmeden kafasına bir tutam tuz dökülür. Eğer burnunu kaşırsa oğlu çenesini kaşırsa kızı olur . 2 farklı kişi tarafından yapılan test sonucu ben burnumu kaşıdım.
İğne testi : Peçeteye sarılan iğneyi hamileden açması istenir . Eğer iğneyi alırken ucuna yakın tutarsa oğlu , gözlü kısma yakın tutarsa kızı olacağına inanılır . Ben uca yakın kısmından tuttum.
Karın şekli testi : Sadece göbekten kilo alıyorsanız erkek , kalçanız ve göbeğiniz genişse kız. Tahmininiz doğru ben sadece sivri bir göbeğe sahibim.
Tatlı-Ekşi testi : Tatlı yersen erkek ekşi yersen kız olur. Evet hiç ekşi bir şey yemedim. Çikolataya şekere saldırdım.
Çin takvimi : Bunu biliyorsunuzdur. Bunda da oğlum olacağı çıktı.
Tabi ben önce sağlıklı olsun diyordum yine de bu uygulanan testlerden oğlan sonucu çıktıkça yüzüm asılıyordu. Tüm hayallerim kız çocuk üstüneydi. Artık doktora gitmeden oğlum olcağına iyice kaptırmıştım kendimi. Pembe , cicili bicili elbiseleri gördükçe moralim bozuluyordu.
Doktora gitmeden bir gece önce eşimle konışuyorduk :
Ben : Artık ben de merak etmeye başladım cinsiyetini. Herkes sordukça meraklanıyorum.
O : Ben de öyle..
Ben : Oğlumuz olacak sanırım..
O : Bence kızımız olacak , içime öyle doğuyor.
Ertesi gün doktora giderken yine konuşuyorum sevgilimle. Ona dedim ki :
Doktorum ultasonda bebikoya bakarken ne hissediyorsun diye sordu. Bilmiyorum diyebildim. Sevgilim hemen atladı :
"Ne hissettiğini bilmem ama kızı olsun istiyor"
Doktor da :" Tüh seneye bir daha doğurman gerekecek bir kzıın oluyor "dedi
O anda kalbimin nasıl hızlı attığını anlatamam . Öylesine sevindik ki. Gözlerim doldu. Bir kızım oluyor. Kocamın ilk tepkisi " Artık bana gece uyku yok , kız babası olmak kolay mı?" oldu. Açıkçası bir erkek olarak onun bu duruma sevineceğini düşünmezdim. Ama tüm arkadaşlarını arayıp " kız babası oluyorum" diye haber vermeye başladı.
Bu arada şunu fark ettim. İnsanlar cinsiyeti ne diye sorduklarında ve siz yüzünüzde kocaman bir gülümsemeyle " kız" dediğinizde kadınlar surat ekşiterek " olsun " derken erkekler gülümseyerek tebrik ediyor.
Kızımızın ismi belli. Hatta bebek yapmaya karar vermeden önce kız ve erkek ismini belirlemiştik biz. Sadece cinsiyetin belli olması kalmıştı. İsmimiz de hazır. Şimdi seni bekliyoruz bebiko. Hele baban artık sabahları beni bir kez öperken sana 3 öpücük konduruyor. Şimdiden kıskanmaya başladım.
Bebikomun cinsiyetini merak ediyorsunuz değil mi ? Öncelikle şu kadınlar arasında gelenekselleşmiş cinsiyet belirleme yöntemlerine göz atalım :
Makas-bıçak testi : Boş bırakılan iki yerden ( koltuk , minder vs gibi) birinin altına makas birinin altına da bıçak konur. Hamile kişi makasa oturusa kızı , bıçağa oturusa oğlu olacağına inanılır. Bendeniz bıçağa oturdum :)
Tuz testi : Hamile kişiye sezdirilmeden kafasına bir tutam tuz dökülür. Eğer burnunu kaşırsa oğlu çenesini kaşırsa kızı olur . 2 farklı kişi tarafından yapılan test sonucu ben burnumu kaşıdım.
İğne testi : Peçeteye sarılan iğneyi hamileden açması istenir . Eğer iğneyi alırken ucuna yakın tutarsa oğlu , gözlü kısma yakın tutarsa kızı olacağına inanılır . Ben uca yakın kısmından tuttum.
Karın şekli testi : Sadece göbekten kilo alıyorsanız erkek , kalçanız ve göbeğiniz genişse kız. Tahmininiz doğru ben sadece sivri bir göbeğe sahibim.
Tatlı-Ekşi testi : Tatlı yersen erkek ekşi yersen kız olur. Evet hiç ekşi bir şey yemedim. Çikolataya şekere saldırdım.
Çin takvimi : Bunu biliyorsunuzdur. Bunda da oğlum olacağı çıktı.
Tabi ben önce sağlıklı olsun diyordum yine de bu uygulanan testlerden oğlan sonucu çıktıkça yüzüm asılıyordu. Tüm hayallerim kız çocuk üstüneydi. Artık doktora gitmeden oğlum olcağına iyice kaptırmıştım kendimi. Pembe , cicili bicili elbiseleri gördükçe moralim bozuluyordu.
Doktora gitmeden bir gece önce eşimle konışuyorduk :
Ben : Artık ben de merak etmeye başladım cinsiyetini. Herkes sordukça meraklanıyorum.
O : Ben de öyle..
Ben : Oğlumuz olacak sanırım..
O : Bence kızımız olacak , içime öyle doğuyor.
Ertesi gün doktora giderken yine konuşuyorum sevgilimle. Ona dedim ki :
"Ne kadar çok kızım olmasını istediğimi biliyorsun. Ama kendimi oğlan fikrine öylesine kaptırdım ki doktor kız derse hayal krıklığına uğramaktan korkuyorum."
Doktorum ultasonda bebikoya bakarken ne hissediyorsun diye sordu. Bilmiyorum diyebildim. Sevgilim hemen atladı :
"Ne hissettiğini bilmem ama kızı olsun istiyor"
Doktor da :" Tüh seneye bir daha doğurman gerekecek bir kzıın oluyor "dedi
O anda kalbimin nasıl hızlı attığını anlatamam . Öylesine sevindik ki. Gözlerim doldu. Bir kızım oluyor. Kocamın ilk tepkisi " Artık bana gece uyku yok , kız babası olmak kolay mı?" oldu. Açıkçası bir erkek olarak onun bu duruma sevineceğini düşünmezdim. Ama tüm arkadaşlarını arayıp " kız babası oluyorum" diye haber vermeye başladı.
Bu arada şunu fark ettim. İnsanlar cinsiyeti ne diye sorduklarında ve siz yüzünüzde kocaman bir gülümsemeyle " kız" dediğinizde kadınlar surat ekşiterek " olsun " derken erkekler gülümseyerek tebrik ediyor.
Kızımızın ismi belli. Hatta bebek yapmaya karar vermeden önce kız ve erkek ismini belirlemiştik biz. Sadece cinsiyetin belli olması kalmıştı. İsmimiz de hazır. Şimdi seni bekliyoruz bebiko. Hele baban artık sabahları beni bir kez öperken sana 3 öpücük konduruyor. Şimdiden kıskanmaya başladım.
Sizin için gökyüzü hala mavi mi ? ben çoktan benimkini pembeye boyadım :)
30 Mayıs 2010 Pazar
Merhaba herkese ,
Bulantı ve kusma dolayısıyla ara vermiştim hayata. 13. haftanın bitimine kadar da sürdü. 2 ay sürekli yatmaktan ve bir şey yiyememekten enerjim öylesine düşmüştü ki 3 metre yürüsem başım dönüyordu. Toparlamam 1 ayı aldı. Allah'tan şimdi eski enerjime kavuştum. Yine de bu göbekle yokuş ve merdiven çıkmak pek harcım değil :)
Mutfak maceralarım ayrı bir konu. Önceleri kokudan mutfağa giremeyen ben sonraları iştahsızlık ve tembellik dolayısıyla yemek işine pek bulaşmadım. Hazır yemeye de alışmıştım tabi :) Üstelik her zaman yaptığım yemekler nedense aynı güzellikte olmuyordu. Canım iyice sıkıldı. Bir daha hiç bir şeyler pişiremeyecekmişim gibi gelmeye başladı. Birkaç gündür ilerleme var :)) Önce hamilelik öncesinde yaptığım fakat yayımlayamadığım tariflerden başlarım diyorum. Sonra da yeni denemeler...
Aslında bu mutfaktan uzak kalma işi işime yaradı. Henüz kilo aldım denemez. Herkesin de "Arkadan görsem hamile demem " söylemleri beni sevindiriyor. Aldığım fazla kilolar bebeğime yaramayacak çünkü ve vermesi zor olacak benim için. Özel bir diyet yapmıyorum ama yaz sıcağında canım ağır şeyler yemek istemiyor. Meyve ve sebze ağırlıklı besleniyorum. Hala eski kıyafetlerime girebiliyorum. yalnız bazı tişörtlerimden göbeğim fırladığı için onlar rafa kalktı. henüz hamile kıyafeti almış değilim ama bu aydan sonra ihtiyacım olur sanırım. 6. aya girdik de :))
Bulantı ve kusma dolayısıyla ara vermiştim hayata. 13. haftanın bitimine kadar da sürdü. 2 ay sürekli yatmaktan ve bir şey yiyememekten enerjim öylesine düşmüştü ki 3 metre yürüsem başım dönüyordu. Toparlamam 1 ayı aldı. Allah'tan şimdi eski enerjime kavuştum. Yine de bu göbekle yokuş ve merdiven çıkmak pek harcım değil :)
Mutfak maceralarım ayrı bir konu. Önceleri kokudan mutfağa giremeyen ben sonraları iştahsızlık ve tembellik dolayısıyla yemek işine pek bulaşmadım. Hazır yemeye de alışmıştım tabi :) Üstelik her zaman yaptığım yemekler nedense aynı güzellikte olmuyordu. Canım iyice sıkıldı. Bir daha hiç bir şeyler pişiremeyecekmişim gibi gelmeye başladı. Birkaç gündür ilerleme var :)) Önce hamilelik öncesinde yaptığım fakat yayımlayamadığım tariflerden başlarım diyorum. Sonra da yeni denemeler...
Aslında bu mutfaktan uzak kalma işi işime yaradı. Henüz kilo aldım denemez. Herkesin de "Arkadan görsem hamile demem " söylemleri beni sevindiriyor. Aldığım fazla kilolar bebeğime yaramayacak çünkü ve vermesi zor olacak benim için. Özel bir diyet yapmıyorum ama yaz sıcağında canım ağır şeyler yemek istemiyor. Meyve ve sebze ağırlıklı besleniyorum. Hala eski kıyafetlerime girebiliyorum. yalnız bazı tişörtlerimden göbeğim fırladığı için onlar rafa kalktı. henüz hamile kıyafeti almış değilim ama bu aydan sonra ihtiyacım olur sanırım. 6. aya girdik de :))
25 Şubat 2010 Perşembe
Ne var Ne YOk ?
Merhaba ,
Bendeniz içgüveysinde hallice olmak üzere , bugün almış olduğum Gaviscon dolayısıyla biraz ayağa kalkmış bulunuyorum. Midesi son derece hassas olan bendenizi bu hamilelik mahvetti diyebilirim. Ama her şeye değer ! ( Bu cümleyi de bugün ayakta olmam şerefine kurabiliyorum.)
Eşimi çocuk sahibi olmaya ikna edene kadar bir sürü gözyaşı dökmüştüm. Şimdi de bulantı , reflü , hazımsızlık ,kusma dolayısıyla gözyaşı döküyorum. Bu annelik gerçekten de çok sancılı bir süreçmiş. Hani derler ya " seni dokuz ay karnımda taşıdım" , bu taşıma sadece çekilen ağırlığı kastetmiyormuş. Çocukmuşum ben :)) Hamile kalınca sadece karnım büyüyecek , ben de esprili hamile tişörtlerim ve elbiselerimle ortalıkta havalı havalı salınacakmışım gibi geliyordu. Yok efendim ! Aldanmayınız !
İlk 3-4 ayınız -tabi şanslıysanız ,bazıları 9 ay çekiyormuş- bulantı ,kusma ve bilumum sancılarla geçiyor. Sonra ağırşaşıyorsunuz ve geceleri uyumak dert oluyor. Ben henüz bulantı-kusma aşamasındayım ki sonunda eşim olaya geç de olsa müdahale etti ve iğrenç bir şurupla ayağa kalktım. Tabi hala mutfağa girmek gibi bir derdim yok . Böyle ekmek elden su gölden iyi oluyor :)
Hamile olmak bir nevi yeniden çocuk olmakmış. Eşim sabahları beni anneme bırakıyor. Annem sabahtan akşama kadar saat başı yemek ve meyve servisi yapıyor. Canım bir şey ekiyor babam koşup alıyor. Minik kuzenler masaj yapıyor. Suyumu almak için bile ayağa kalkmıyorum. Tam bir kraliçelik söz konusu yani:))
Hamile kalmayı düşünen arkadaşlara benden bir tavsiye. Emin olun doktorunuz da aynı şeyi söyeleyecek size. Henüz bebek düşündüğünüz andan itibaren folik asit tabletleri almaya başlamanız ve bunu hamileliğinizin 3. ayına kadar sürdürmeniz gerekiyor. Bebeğin sinir sisteminin gelişmesi için çok önemli.
Biz 10+1 yani 1o hafta 1 günlüğüz şimdi. Maşallah kalbimiz güm güm atıyor. 2 hafta sonra 2'li testimiz var. İyi hissettikçe yazacağım ; yalnız ekrana uzun süre bakmak midemi bulandırıyor :)
SHeWoLF'tan muhteşem kadınlar günü hediyeleri
2 Şubat 2010 Salı
Bulantı Dolayısıyla Kapalıyız... :)

Bir yemek blogunun güncellenmesine ne engel olabilir ? Cevap : Mutfağa girememek !
Aslında bu güzel bir haberin sonucu :) 6 haftalık nurtopu gibi bir kesemiz var. İnşallah cuma günü kontrole gittiğimizde kalp atışları duymak istiyoruz :))
Bu arada ben değil mutfağa girmek , yemek resmi görmeye bile tahammül edemiyorum. Kendi blogumu bile açmadım uzun zamandır :) Sabahları bulantım daha ağır ve aşırı halsizliğim var. Hani grip olacak gibi olursunuz , bir kırgınlık , bir ağırlık olur. İşte ben öyleyim. Sadece patates , makarna , çorba ve meyveyle besleniyorum. Başka bir yiyecek düşüncesi bile midemi bulandırıyor. Hele ki yağlı yemek kokusu !!! O tatlısız yaşayamayan ben şimdi aklımdan bile geçirmiyorum :)) Burda şu meşhur halk sözü devreye giriyor : " Ye tatlıyı , çıkar Hakkı'yı ; ye ekşiyi , çıkar Ayşe'yi "
Allah sağlıklı bir bebek almayı nasip etsin kucağıma ama benim gönlüm kızdan yana :))
Henüz kalp atışını duymadığımız için ben hamileyim demeye bile korkuyorum. Çünkü çevremde o kadar çok bebeğini kaybeden anne gördüm ki kan testi pozitif çıkmasına rağmen dr. a giderken açaba dış gebelik mi diye sayıklayarak gittim. Neyseki her şey normal çıktı. Ama kalp atışını duymak için gitmeden önce hala aklımda boş gebelik olabilir mi diye düşünceler var.
Hamile kalmadan önce , kocamı bebek için ikna etmeye çalışırken kendimi anne gibi hissederdim. Aynada göbeğime bakıp hamilelik provaları yapardım ve o psikolojiye girerdim. Şimdi bulantım da olmasa çoğu zaman hamile olduğumu unutuyorum. Sadece yanımda sigara içmeyen aile fertleri , bana çok yardım eden bir koca , sürekli canımın ne istediğini soranlar sayesinde anlıyorum durumu. Hatta kocama bile dedim : " Sen hep beni pamuklara saracaksan ben sürekli hamile olabilirim :)"
Anlayacağınız korkuyorum arkadaşlar . Bebeği kaybetmekten korkuyorum. Sanki ben anne olamazmışım gibi geliyor. Hamilelik de çok uzak geliyor. Karmakarışık durumlar içerisindeyim. İçimde bir şey varmış gibi hissetmiyorum. Benim için dua edin .
Allah bebek sahibi olmak isteyen herkese hiç aratmadan versin. !
14 Ocak 2010 Perşembe
Kuru Pasta

Kocam son zamanlarda bir kuru pasta sayıklıyordu ki sormayın gitsin. Gönlüm razı olmadı hemen giriştim işe :) Fena da olmadı hani. sadece gecenin bir yarısı şekil vermek sıkıntı yarattı mümkün olduğunca savsaklayarak yaptım :)
Malzemeler :
1 paket yumuşak margarin
1 su bardağı yoğurt
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı mahlep
Tuz
Aldığı kadar un
Tüm malzemeleri karıştırıp istediğimiz şekli veriyoruz ve üzerine yumurta sürüyoruz. Çörek otu ve susamla süsleyip 175 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun
7 Ocak 2010 Perşembe
El Açması Ispanaklı Gül Börek
Bu tarifi daha önce denemiştim fakat ilk el açması böreğim olduğu için muhteşem diyemedim. Ama artık bu işi kotardım diyorum . Defalarca denedim defalarca muhteşem oldu. Etraftan da övgüler aldı . Ben tarifi tarif defterinden almıştım ama sonradan öğrendim ki Yetur'a aitmiş. Harika tarifler veriyor bakmanızı öneririm.Malzemeler :
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 paket instant maya ( yoksa 1 çorba kaşığı kuru maya da kullanabilirsiniz bir kere denedim oldu)
4 su bardağı un ( yavaş yavaş koyun undan una fark oluyor çünkü az ya da çok gelebilir)
İç Harcı İçin :
1 kg ıspanak
2 adet kuru soğan
Karabiber , Kırmızı biber , Tuz
Hamuru yoğurup bezelere ayırıyoruz.
Soğanları tavada kavuruyoruz. Ispanağı ekleyip suyunu çekene kadar pişiriyoruz ve baharatını ekliyoruz. İç harcı sıcakken kullanırsanız hamuru biraz eritebilir mümkünse soğutun.
Bezeleri yuvarlak açıp ortadan ikiye bölüyoruz. Düz kısıma harcı uzunlamasına yayıp rulo yapıyoruz ve bir ucdan diğer uca doluyoruz. Üzerine yumurta sarısı sürüp 180 derece fırında 35-40 dakika pişiriyoruz.
6 Ocak 2010 Çarşamba
Toyga Çorbası

Şu soğuk havada içimizi sıcak bir şeyler içerek ısıtmak nasıl da güzel oluyor. İşten , okuldan eve geldiğimizde sıcasık bir çay , kahve ; karnımızı doyurak için damağımızı yakmasına bile tahamül ettiğimiz çorbalar... Üstelik bu çorba son derece doyurucu. Akşamları hafif bir şey yemek istediğinizde ama doymadan da kalkmayı sevmiyorsanız sizi tarifimizle başbaşa bırakıyorum :)
Malzemeler :
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 ,5 su bardağı haşlanmış buğday ( yarma)
1 kase yoğurt
5 su bardağı et suyu ya da su
Tuz
Üzeri için :
2 kaşık tereyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane
Nohut , buğday ve yoğurdu tencereye koyup yavaş yavaş suyu ilave ediyoruz ve pişiriyoruz. Kaynayınca tuzunu ekliyoruz.
Bir tavada tereyağını eritip naneyi ekliyoruz ve bu sosu çorbanın üzerine döküyoruz. Sonra da tabak tabak afiyetle içiyoruz.
*** Ben ilk yaptığımda içine bir gün önceki yemekten artan haşlanmış eti küçük parçalara bölüp çorbaya ekledim. Orijinal tarifte var mı bilmiyorum ama çok yakıştı.
5 Ocak 2010 Salı
Lamington

Kakaolu ıslak kek seviyorsanız buna bayılacaksınız. Yerken "Bu neye benziyor , neye benziyor ?" diye düşünürken sonunda buldum Eti Benim'o'nun marshmallowsuz ve yumuşak olanı :)) Yalnız rejim döneminde yapmayın sakın ! Yoksa bütün rejim boşa gider çünkü ağzına birer ikişer atmaktan kendinizi alamayacaksınız. Ben klasik kek tarifimle yaptım.
Malzemeler :
4 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
1 çay bardağı süt
1 paket şekerli vanilin
1 su bardağından 2 parmak fazla Sinangil sade kek unu
** Eğer kek unu kullanmayacaksanız 1 paket kabartma tozu ekleyin
Sosu İçin :
2 bardak süt
2 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı şeker
Üzeri İçin :
1 su bardağı hindistan cevizi
- Kek için un hariç bütün malzemeleri 10 dakika kadar çırpıyoruz ve en son unu ekleyip çok az daha karıştırıyoruz. yağlanmış kek kalıbına koyup 175 derecede 40 dakika kadar pişiriyoruz.
- Sos malzemelerini akrıştırıyoruz ama sakın ha pişirmiyoruz.
- Kek piştikten sonra soğumaya bırakıyoruz ve ve karelere bölüyoruz. Ben resimde belli olmasa da yıldız kurabiye kalıbıyla şekil verdim. Bardakla yuvarlaklar da kesebilirsiniz.
- Şekillendirdiğimiz kek parçalarını önce sosa sonra da hindistan cevizine buluyoruz.
- İçi beyaz dışı kakao soslu yumuşacık lamingtonlarımız hazır :)
4 Ocak 2010 Pazartesi
2010'da Geri Döndü Melusina

Uzunca bir ara verdim ama bu arada boş durmadım merak etmeyin. Yepyeni tariflerle döndüm. Sadece yazmak istememiştim bir süre. İnanın blogumu bile açmadım. Biraz uzak kalmak iyi geldi.
Şimdi dışarda kar yağıyor ve ben biraz gribim. Neyseki burun akıntısı dışında bir şey kalmadı. Bir taraftan pencereden yağan karı seyredip çay içmek çok iyi geliyor:) Sizleri de özlemişim. Hadi bakalım gelsin yeni tarifler.
Bu arada Sinangil'in gönderdiği un paketinden Mantı Unuyla açılışı yaptım. Çok lezzetli oldu ve yediğim birkaç tabaktan sonra mide fesadı geçirecektim. Midem kapasitesini doldurmuştu ama yemeğe devam ettim :)) Olsun yine olsa yine yaparım :)
Sinangile tekrar teşekkür ediyorum ve lezzetli tariflerle hepsini mideye indireceğim. Yalnız şu grip biraz iyileşsin. Belki bir iki gün daha müsade... Sonra burdayım :)
Hepinize iyi seneler :)
2 Kasım 2009 Pazartesi
Bir Mim ve kısa Bir ara...
Sevgili Cingifilli beni mimlemiş. Ben genelde mim olayından uzak duruyordum. Daha doğrusu cevaplıyorum fakat bir iki kişiye göndersem diğerlerinin hatrı kalırmış gibi geliyordu :) Beni ilk mimleyen sevgili 3prenses'i cevaplamış fakat bu çekinceden kimseye yollamamıştım. Bu sefer layıkıyla bir mim cevaplayacağım ve bir süre göz önünden kaybolacağım. Bilgisayarım tariflerimin resimleriyle dolu ama yazacak gücü kendimde bulamıyorum. Bir süre kendimi dinlesem eski formuma döner miyim acaba ? Hoş , eskiden de tembel bir yazardım ben...
Mimin konusu kokular.. Bu konuda ne kadar hassas olduğumu birkaç postta açıklamıştım ve öneriler getirmiştim :)
Mimin konusu kokular.. Bu konuda ne kadar hassas olduğumu birkaç postta açıklamıştım ve öneriler getirmiştim :)
Ben,
Sevgilimin kokusuna
Muzlu pasta ve kahve kokusuna
Çikolata ve leblebi şekeri kokusuna
İlkbahar kokusuna
Ana ocağının kokusuna
HASTAYIM!
21 Ekim 2009 Çarşamba
Pratik Milföy Pasta

Benim gibi tembel birinin en sevdiği malzemelerden biri milföy. Yüzlerce tarif yapılabilir. Hem tatlı hem tuzlu olarak kullanılabilir. Hazırlamak en fazla yarım saatinizi alır ki onun da 25 dakika pişme süresi içinde. Akşam yemekten sonra çayın yanına tatlı bir şeyler istediğinizde fazla yorulmadan nefis pastanıza ulaşmanın tarifi bu.
Malzemeler :
4 adet milföy hamuru
1 bardak süt
1 yumurta
2 kaşık şeker
2 kaşık pirinç unu
1 paket vanilin
- Milföy hamurlarını yumuşamaya bırakıp dört eşit parçaya bölüyoruz. İsterseniz üçgen kesebilir , ikiye bölebilir ya da direkt hiç bölmeden pişirebilirsiniz. tamamiyle göz zevkinize kalmış. Minik parçalara bölünce göz doyuyor yalnız :) Böylece daha az yiyerek kendimizi kandırıyoruz :)
- Milföyleri önceden ısınmış 200 derece fırında 20-25 dakika pişiriyoruz. Fırınızın durumuna göre süre değişir. Üzeri kızarması yeterli
- Milföyler pişerken diğer malzemeleri pişirip muhalebi yapıyoruz ve soğutuyoruz.
- Pişen milföyler soğuyunca bir bıçakla arasını açıp muhallebi dolduruyoruz.
- Üzerini pudra şekeriyle süsleyip afiyetle yiyoruz.
Not 2 : Fotoğraftaki kahve fincanı tabağı anneannemindi , evlenirken hediye etti. Son zamanların moda deyimiyle Vintage :)
20 Ekim 2009 Salı
Adım adım Marshmallow Şeker Hamuru Nasıl yapılır ?
Şeker hamuru sevmediğimi söylemişimdir. Ama yeni şeyler denemekten geri kalmak istemiyorum. Daha önce Ayşe Yaman 'da ve birçok yabancı videoda izlediğim marshmallowdan şeker hamurunu kendimce yorumladım. Bir marshmallow aşığı olarak biraz şekerli buldum ama şeker hamurundan kat kat kat kat daha iyi bir tat ve çoooooook ucuz. Önce işe videolar izleyerek başladım ve kendimce olması gerekenleri kafama yazdım. Ölçü kullanmadım ama ortalama bir şeyler söyleyebilirim.
1 paket Haribo Chamallows ( 175 gr) ( istediğiniz tarz marshmallow olabilir bu kolaylıkla bulunuyor)
1 paket pudra şekeri ( 250 gr)

1. Marshmallowların beyaz ve pembelerini ayırıyoruz. İster beyazları ister pembeleri benmari usulü eritiyoruz.
2. Eritme işlemini yaparken arada karıştırıyoruz.Bu arada isterseniz gıda boyası katın.
3. Çalışacağımız masa ya da tezgahı margarinle yağlıyoruz. İnanın bana böyle yapışkan bir hamurla karşılaşmamışsınızdır. Ellerinizi de yağlamayı unutmayın. ( yabancı bloglarda Crisco öneriyorlar ben kendimce margarin diye yorumladım :))

1 paket Haribo Chamallows ( 175 gr) ( istediğiniz tarz marshmallow olabilir bu kolaylıkla bulunuyor)
1 paket pudra şekeri ( 250 gr)

1. Marshmallowların beyaz ve pembelerini ayırıyoruz. İster beyazları ister pembeleri benmari usulü eritiyoruz.
2. Eritme işlemini yaparken arada karıştırıyoruz.Bu arada isterseniz gıda boyası katın.
3. Çalışacağımız masa ya da tezgahı margarinle yağlıyoruz. İnanın bana böyle yapışkan bir hamurla karşılaşmamışsınızdır. Ellerinizi de yağlamayı unutmayın. ( yabancı bloglarda Crisco öneriyorlar ben kendimce margarin diye yorumladım :))

4. Margarinlediğiniz tezgaha pudra şekeri dökün .
5. Pudra şekerine erimiş marshmallowları ekleyin üzerine biraz daha pudra şekeri dökün.
6. Hamur kıvamını alana kadar pudra şekeriyle yoğurun.
5. Pudra şekerine erimiş marshmallowları ekleyin üzerine biraz daha pudra şekeri dökün.
6. Hamur kıvamını alana kadar pudra şekeriyle yoğurun.
19 Ekim 2009 Pazartesi
Hedef Mükemmel Ağız Sağlığı
Çok sık görüyorsunuzdur 1-31 Ekim Ağız Sağlığı Haftaları reklamlarını . Colgate ve Türk Periodontoloji Derneği 4 yıldır birlikte yürütüyor kampanyayı. Ben de çıkmak bilmeyen 20'lik dişime diş hekimimin tavsiyesiyle veda ettim. 1 haftadır da iyileşmesi için dua ediyorum. Sadece 1 tane dişimi kaybetmem bile yemek yememi ço zorlaştırıyor bir de hepsini kaybetsem ne yaparım bilmiyorum.
Siz ne düşünürsünüz bilmem ama ben insanların dişlerine çok dikkat ederim. Yani sigara ve çaydan sararmış dişler hele öndişlerdeki çürükler beni o insan hakkında kötü düşüncelere sevk ediyor. Bir de bu çürükler ağız kokusu yapıyor :( Benim de koku hakkında ne kadar titiz olduğumu az çok biliyorsunuzdur.
Ülkemizde diş fırçalama oranı oldukça düşük. Dişçiyle de ilişkimiz ağrıyan dişimize dolgu yaptırmak ya da onu çektirmekten ibaret. Çok azımız düzenli kontrollere gidiyor. Oysaki sağlık ağızdan başlıyor. Çürük diş kalp krizi riskini bile arttırıyor. Hamilelikte de bebğin kalsiyum ihtiyacını karşılıyor. En sevdiğimiz yiyeceklerin dişlerimiz sağlıklı olmadan zevkini çıkarmamıza imkan yok.
Hazır Ağız sağlığı Haftaları devam ederken bu listeden oturduğunuz yerdeki diş hekiminize ulaşın ve ücretsiz ağız sağlığı kontrolünüzü yaptırın. Üstelik eski fırçasını getirene yeni bir Colgate diş fırçası ve diş macunu numunesi hediye. Bu fırsatı kaçırmayın !
HEDEF MÜKEMMEL AĞIZ SAĞLIĞI
Mini Islak Kekler

Ben bir keksever değilim. Benim yiyeceğim kekin kremalı, ıslak ya da soslu olması gerekir yoksa çok yavan geliyor. Sizlere favori ıslak kekimin tarifini vereceğim. Aslında ben bu keki kafamdan göz ölçüsüyle yapıyorum ama ortalama kekin tarifini verebilirim sanırım.
Malzemeler :
4 yumurta
1,5 bardak şeker
3 yemek kaşığı kakao
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
Vanilin
kabartma tozu
1 bardak Un ( belki biraz daha fazla kek kıvamında olacak :))
Yumurta ve şekeri birlikte 5 dakika çırpıyoruz. Sıvı yağ , süt ve kakaoyu ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Karışımdan 1-1,5 bardak kadarını ayırıp un , vanilin ve kabartma tozunu ekliyoruz. 180 derece fırında 35-40 dakika pişiriyoruz. kek sıcakkken çatalla delip ayırdığımız karışımı üzerine döküyoruz. Afiyetle yiyoruz.
13 Ekim 2009 Salı
Uydurma Haşhaşlı Ekmek

Peynir yapımın tamamlayınca artan suyla poğaça yapmaya karar verdim. Elimde tarif olmayınca da amaaan Melusina uydur gitsin işte dedim ve bu ortaya çıktı.
Malzemeler:
Peynir altı ya da yoğurt suyu
1 paket instant maya
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
Aldığı kadar un
İç malzeme:
1 yemek kaşığı haşhaş ezmesi
4 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı şeker
- Un hariç malzeler karıştırılır. Yavaş yavaş un eklenerek yumuşak ve ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
- Hamur kabarana kadar 1-2 saat dinlendirilir.
- İç malzemeler karıştırılarak haşhaş ezmesi açılır.
- Kabaran hamur bir merdane yardımıyla çok ince olayacak şekilde açılır.
- Açılan hamurun üzerine haşhaş ezmesi sürülür ve hamur rulo yapılır.
- Üzerine yumurta sürülerek 180 derece fırında kızarana kadar pişirilir.
- Pişen ekmek dilimlenerek servis yapılır.
12 Ekim 2009 Pazartesi
Püf Noktası : Evde Lor Peyniri Nasıl Yapılır ?

Sonunda evde kendi peynirimi yapma düşümü gerçekleştirdim. Bu kadar kolay olduğunu tahmin etmezdim. Sonuca ben bile şaşırdım :) Lor peynirini herkes sevmeyebilir ama kurabiye ve cheesecakelerde güzel sonuçlar veriyor. Üstelik yağsız tuzsuz oluşu da diyetlerin vazgeçilmezi yapıyor.
Malzemeler :
1 litre süt
2 kaşık sirke
Ben önce limonla kestirme işlemi yapmak istedim ama baktım olmuyor sirkeyi elime alıp şöyle bir döktüm baktm 2 saniyede kesildi. O sebeble size bizzat deneme yanılma yoluyla öğrendiğim yöntemi anlatıyorum :
Sütü kaynatın.
Üzerine sirkeyi katıp tahta kaşıkla karıştırın.
Tülbentten süzün.
Suyu gidince elinizle ufalayın.
Üzerine sirkeyi katıp tahta kaşıkla karıştırın.
Tülbentten süzün.
Suyu gidince elinizle ufalayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)