2 Şubat 2010 Salı

Bulantı Dolayısıyla Kapalıyız... :)


Bir yemek blogunun güncellenmesine ne engel olabilir ? Cevap : Mutfağa girememek !
Aslında bu güzel bir haberin sonucu :) 6 haftalık nurtopu gibi bir kesemiz var. İnşallah cuma günü kontrole gittiğimizde kalp atışları duymak istiyoruz :))

Bu arada ben değil mutfağa girmek , yemek resmi görmeye bile tahammül edemiyorum. Kendi blogumu bile açmadım uzun zamandır :) Sabahları bulantım daha ağır ve aşırı halsizliğim var. Hani grip olacak gibi olursunuz , bir kırgınlık , bir ağırlık olur. İşte ben öyleyim. Sadece patates , makarna , çorba ve meyveyle besleniyorum. Başka bir yiyecek düşüncesi bile midemi bulandırıyor. Hele ki yağlı yemek kokusu !!! O tatlısız yaşayamayan ben şimdi aklımdan bile geçirmiyorum :)) Burda şu meşhur halk sözü devreye giriyor : " Ye tatlıyı , çıkar Hakkı'yı ; ye ekşiyi , çıkar Ayşe'yi "
Allah sağlıklı bir bebek almayı nasip etsin kucağıma ama benim gönlüm kızdan yana :))

Henüz kalp atışını duymadığımız için ben hamileyim demeye bile korkuyorum. Çünkü çevremde o kadar çok bebeğini kaybeden anne gördüm ki kan testi pozitif çıkmasına rağmen dr. a giderken açaba dış gebelik mi diye sayıklayarak gittim. Neyseki her şey normal çıktı. Ama kalp atışını duymak için gitmeden önce hala aklımda boş gebelik olabilir mi diye düşünceler var.

Hamile kalmadan önce , kocamı bebek için ikna etmeye çalışırken kendimi anne gibi hissederdim. Aynada göbeğime bakıp hamilelik provaları yapardım ve o psikolojiye girerdim. Şimdi bulantım da olmasa çoğu zaman hamile olduğumu unutuyorum. Sadece yanımda sigara içmeyen aile fertleri , bana çok yardım eden bir koca , sürekli canımın ne istediğini soranlar sayesinde anlıyorum durumu. Hatta kocama bile dedim : " Sen hep beni pamuklara saracaksan ben sürekli hamile olabilirim :)"

Anlayacağınız korkuyorum arkadaşlar . Bebeği kaybetmekten korkuyorum. Sanki ben anne olamazmışım gibi geliyor. Hamilelik de çok uzak geliyor. Karmakarışık durumlar içerisindeyim. İçimde bir şey varmış gibi hissetmiyorum. Benim için dua edin .

Allah bebek sahibi olmak isteyen herkese hiç aratmadan versin. !

14 Ocak 2010 Perşembe

Kuru Pasta


Kocam son zamanlarda bir kuru pasta sayıklıyordu ki sormayın gitsin. Gönlüm razı olmadı hemen giriştim işe :) Fena da olmadı hani. sadece gecenin bir yarısı şekil vermek sıkıntı yarattı mümkün olduğunca savsaklayarak yaptım :)

Malzemeler :
1 paket yumuşak margarin
1 su bardağı yoğurt
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı mahlep
Tuz
Aldığı kadar un

Tüm malzemeleri karıştırıp istediğimiz şekli veriyoruz ve üzerine yumurta sürüyoruz. Çörek otu ve susamla süsleyip 175 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun

7 Ocak 2010 Perşembe

El Açması Ispanaklı Gül Börek

Bu tarifi daha önce denemiştim fakat ilk el açması böreğim olduğu için muhteşem diyemedim. Ama artık bu işi kotardım diyorum . Defalarca denedim defalarca muhteşem oldu. Etraftan da övgüler aldı . Ben tarifi tarif defterinden almıştım ama sonradan öğrendim ki Yetur'a aitmiş. Harika tarifler veriyor bakmanızı öneririm.

Malzemeler :
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 paket instant maya ( yoksa 1 çorba kaşığı kuru maya da kullanabilirsiniz bir kere denedim oldu)
4 su bardağı un ( yavaş yavaş koyun undan una fark oluyor çünkü az ya da çok gelebilir)

İç Harcı İçin :
1 kg ıspanak
2 adet kuru soğan
Karabiber , Kırmızı biber , Tuz

Hamuru yoğurup bezelere ayırıyoruz.
Soğanları tavada kavuruyoruz. Ispanağı ekleyip suyunu çekene kadar pişiriyoruz ve baharatını ekliyoruz. İç harcı sıcakken kullanırsanız hamuru biraz eritebilir mümkünse soğutun.
Bezeleri yuvarlak açıp ortadan ikiye bölüyoruz. Düz kısıma harcı uzunlamasına yayıp rulo yapıyoruz ve bir ucdan diğer uca doluyoruz. Üzerine yumurta sarısı sürüp 180 derece fırında 35-40 dakika pişiriyoruz.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Toyga Çorbası


Şu soğuk havada içimizi sıcak bir şeyler içerek ısıtmak nasıl da güzel oluyor. İşten , okuldan eve geldiğimizde sıcasık bir çay , kahve ; karnımızı doyurak için damağımızı yakmasına bile tahamül ettiğimiz çorbalar... Üstelik bu çorba son derece doyurucu. Akşamları hafif bir şey yemek istediğinizde ama doymadan da kalkmayı sevmiyorsanız sizi tarifimizle başbaşa bırakıyorum :)

Malzemeler :
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 ,5 su bardağı haşlanmış buğday ( yarma)
1 kase yoğurt
5 su bardağı et suyu ya da su
Tuz

Üzeri için :
2 kaşık tereyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane


Nohut , buğday ve yoğurdu tencereye koyup yavaş yavaş suyu ilave ediyoruz ve pişiriyoruz. Kaynayınca tuzunu ekliyoruz.
Bir tavada tereyağını eritip naneyi ekliyoruz ve bu sosu çorbanın üzerine döküyoruz. Sonra da tabak tabak afiyetle içiyoruz.

*** Ben ilk yaptığımda içine bir gün önceki yemekten artan haşlanmış eti küçük parçalara bölüp çorbaya ekledim. Orijinal tarifte var mı bilmiyorum ama çok yakıştı.

5 Ocak 2010 Salı

Lamington


Kakaolu ıslak kek seviyorsanız buna bayılacaksınız. Yerken "Bu neye benziyor , neye benziyor ?" diye düşünürken sonunda buldum Eti Benim'o'nun marshmallowsuz ve yumuşak olanı :)) Yalnız rejim döneminde yapmayın sakın ! Yoksa bütün rejim boşa gider çünkü ağzına birer ikişer atmaktan kendinizi alamayacaksınız. Ben klasik kek tarifimle yaptım.

Malzemeler :
4 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
1 çay bardağı süt
1 paket şekerli vanilin
1 su bardağından 2 parmak fazla Sinangil sade kek unu

** Eğer kek unu kullanmayacaksanız 1 paket kabartma tozu ekleyin

Sosu İçin :
2 bardak süt
2 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı şeker

Üzeri İçin :
1 su bardağı hindistan cevizi

  1. Kek için un hariç bütün malzemeleri 10 dakika kadar çırpıyoruz ve en son unu ekleyip çok az daha karıştırıyoruz. yağlanmış kek kalıbına koyup 175 derecede 40 dakika kadar pişiriyoruz.
  2. Sos malzemelerini akrıştırıyoruz ama sakın ha pişirmiyoruz.
  3. Kek piştikten sonra soğumaya bırakıyoruz ve ve karelere bölüyoruz. Ben resimde belli olmasa da yıldız kurabiye kalıbıyla şekil verdim. Bardakla yuvarlaklar da kesebilirsiniz.
  4. Şekillendirdiğimiz kek parçalarını önce sosa sonra da hindistan cevizine buluyoruz.
  5. İçi beyaz dışı kakao soslu yumuşacık lamingtonlarımız hazır :)

4 Ocak 2010 Pazartesi

2010'da Geri Döndü Melusina


Uzunca bir ara verdim ama bu arada boş durmadım merak etmeyin. Yepyeni tariflerle döndüm. Sadece yazmak istememiştim bir süre. İnanın blogumu bile açmadım. Biraz uzak kalmak iyi geldi.
Şimdi dışarda kar yağıyor ve ben biraz gribim. Neyseki burun akıntısı dışında bir şey kalmadı. Bir taraftan pencereden yağan karı seyredip çay içmek çok iyi geliyor:) Sizleri de özlemişim. Hadi bakalım gelsin yeni tarifler.

Bu arada Sinangil'in gönderdiği un paketinden Mantı Unuyla açılışı yaptım. Çok lezzetli oldu ve yediğim birkaç tabaktan sonra mide fesadı geçirecektim. Midem kapasitesini doldurmuştu ama yemeğe devam ettim :)) Olsun yine olsa yine yaparım :)
Sinangile tekrar teşekkür ediyorum ve lezzetli tariflerle hepsini mideye indireceğim. Yalnız şu grip biraz iyileşsin. Belki bir iki gün daha müsade... Sonra burdayım :)
Hepinize iyi seneler :)

2 Kasım 2009 Pazartesi

Bir Mim ve kısa Bir ara...

Sevgili Cingifilli beni mimlemiş. Ben genelde mim olayından uzak duruyordum. Daha doğrusu cevaplıyorum fakat bir iki kişiye göndersem diğerlerinin hatrı kalırmış gibi geliyordu :) Beni ilk mimleyen sevgili 3prenses'i cevaplamış fakat bu çekinceden kimseye yollamamıştım. Bu sefer layıkıyla bir mim cevaplayacağım ve bir süre göz önünden kaybolacağım. Bilgisayarım tariflerimin resimleriyle dolu ama yazacak gücü kendimde bulamıyorum. Bir süre kendimi dinlesem eski formuma döner miyim acaba ? Hoş , eskiden de tembel bir yazardım ben...

Mimin konusu kokular.. Bu konuda ne kadar hassas olduğumu birkaç postta açıklamıştım ve öneriler getirmiştim :)


Ben,
Sevgilimin kokusuna
Muzlu pasta ve kahve kokusuna
Çikolata ve leblebi şekeri kokusuna
İlkbahar kokusuna
Ana ocağının kokusuna
HASTAYIM!
Bu sefer mimi Nergisce ve 3prenses 'e gönderiyorum. Ve Mel kaçar.